Eklenme Tarihi : 09.09.2016 10:42

STM, devler ligine oynuyor.

Geçtiğimiz ağustos ayında Pakistan Deniz Kuvvetleri için inşa ettiği Denizde İkmal Tankeri’ni denize indiren Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM), askeri gemi inşasında bir dünya markası olma yolunda ilerliyor. STM Deniz Projeleri Direktörü Savaş Onur, bu projeyle bir üst ligin kapılarını araladıklarının altını çiziyor. Onur ayrıca, projenin yan sanayinin gelişiminde de önemli bir rol oynadığını vurguluyor.

 

STM tarafından Pakistan Deniz Kuvvetleri için inşa edilen Denizde İkmal Gemisi, 19 Ağustos’ta Pakistan’ın Karaçi kentinde denize indirildi. Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ve Savunma Sanayii Müsteşarımız İsmail Demir’in denize indirme törenine katılımı, tarafların projeye verdiği önemin de bir göstergesiydi.

 

Şu sıralarda donatım faaliyetleri gerçekleştiren geminin inşası STM için de bambaşka bir önem taşıyordu. Geminin mühendislik ve dizayn paketi tamamen STM tarafından gerçekleştirildi. Ayrıca gemi inşa malzeme, cihaz ve sistemleri de STM tarafından sağlandı. Bu, Türkiye’nin mühendislik ve dizayn ihracı bakımından geldiği noktanın önemli bir göstergesiydi. Diğer taraftan, kullanılan malzemelerdeki yerlilik oranının %50’lere ulaşması da Türkiye’deki yan sanayinin gelişimi bakımından büyük bir önem taşıyordu.

 

STM Deniz Projeleri Direktörü Savaş Onur, projenin detaylarını ve Türkiye’nin dünya askeri gemi pazarında bu projeyle sağlayacağı avantajları değerlendirdi.

 

STM olarak Pakistan Deniz Kuvvetleri için inşa ettiğiniz denizde ikmal tankeri denize indirildi. Projeden bahseder misiniz?

Pakistan Denizde İkmal Gemisi Projesi Türkiye’den gerçekleştirilen askeri gemi dizaynı ihracına dair bir ilk ve tek kalemde en büyük askeri gemi projesidir. Denizde İkmal gemisi, tamamen Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin harekat isterleri, ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda, sözleşmede belirtilen Klas Notasyonuna sahip olacak şekilde STM tarafından özgün bir dizaynla Türkiye'de tasarlandı.

Dizayn Paketi ve Sistem / Malzeme tedariğine ilave olarak entegre lojistik destek, yedek parça, test ve tecrübeler, tersane ve kullanıcı eğitimleri STM tarafından sağlanıyor ve danışmanlık hizmetleri veriliyor. STM personeli ve STM’nin koordinasyonundaki üretici firmalar tarafından da gemi donatım faaliyetleri kapsamında Karaçi Tersanesi’ne teknik destek veriliyor.

Katma değeri yüksek bir ihracat projesi aynı zamanda projeyi gerçekleştirirken bilgi seviyenizi artırmak da demek. Yani, yaptığımız en önemli şey mühendislik ve dizayn faaliyetlerini yürütmek. Bu faaliyetler yalnızca bizim bünyemizde de değil; mesela Delta Marine, Gürdesan, Data Hidrolik gibi firmalar da projede alt yüklenicimiz olarak görev alıyor. Türkiye’deki 100’den fazla yan sanayii firması bu projede çalışmakta. Malzeme paketinin yaklaşık olarak %50 civarı yerlidir.

 

Oldukça büyük bir proje; işin üstesinden nasıl geldiniz?

 

Proje, yalnızca mühendislik ve dizayn meselesi olarak değerlendirilmemeli. Proje kapsamında üretilen 4000 den fazla resim ve dokümanın yanı sıra imalat detay ve talimatları, test talimatları, analizler gibi çalışmaları da kapsıyor. Dizayn veri paketi kapsamında, inşaya yönelik resim ve dokümanları üretiyor, malzeme listesini veriyorsunuz. Bunun yanı sıra ürün veri paketi kapsamındaki tüm inşa ve donatım malzemelerini tedarik etmeniz ve inşa planına uygun olarak zamanında Karaçi’de bulundurmanız gerekiyor. Çok önemli bir yönetim mühendisliğini gerektiren bütün bu faaliyetler STM’nin konularında yetişmiş, deneyimli mühendisleri tarafından gerçekleştirilmeye devam ediyor.

 

 

STM’den kaç kişi çalıştı bu projede?

 

Geminin dizayn ve malzeme paketinin oluşturulması için Türkiye’de sadece STM’den 50-55 kişi çalışıyor. Pakistan’da ise 3 mühendisimiz görev yapmakta. Ayrıca inşa faaliyetlerinin ihtiyaçlarına uygun olarak görevlendirdiğimiz mühendislerimiz de Pakistan’da kısa süreli olarak görev yapıyorlar.  Geminin inşası için gerekli olan işçilik ise Pakistan KSEW Tersanesi tarafından sağlanıyor.

 

Biraz geminin özelliklerinden söz eder misiniz?

15 bin 600 ton ve yaklaşık 155 metre boyunda olan Denizde İkmal Gemisi, iki adet dizel makine ile sevk edilen iki adet kanat açısı ayarlanabilir pervane sayesinde (Controllable Pitch Propeller) saatte 20 deniz mili sürat yapabilecek.  Gemi elektrik güç ihtiyacı dört adet jeneratör ile sağlanacak.

Gemi, sahip olduğu Denizde İkmal Sistemi (RAS/FAS) ile seyir esnasında Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin muharip/yardımcı unsurlarına denizde hem bordolarından yakıt, su ve cephane gibi kritik malzemeleri, hem de arkadan yakıt ve su transfer ederek destek sağlayacak ve dolayısıyla harekat kabiliyetini misli ile arttıracak.

Gemi ilave olarak, gece ve gündüz helikopter indirme, kaldırma harekatı yapabilme yeteneğine sahip olacak.

Denizde İkmal Gemisi, 200’den fazla mürettebatın ihtiyaçlarını karşılayacak; yatma yeri, istirahat ve yemek salonları, banyo tuvalet gibi imkanların yanı sıra hastane diyebileceğimiz büyüklükte bir revire sahip olacak. Bu gemi, dünyada daha önce yapılmış herhangi bir geminin aynısı değil. Tamamen özgün bir tasarım. Bu da Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin harekât ihtiyaçlarına göre belirlendi.

Bundan sonraki safhayı da başarılı olarak tamamladığımız zaman ortaya çıkacak gemi, maliyet – kabiliyet kriterleri açısından gerçekten dünyada iddialı bir dizayn olacak.

 

Projenin zaman planı nasıldı? Şu anda denize inmiş durumda, bundan sonraki aşamalar nelerdir ve elbette teslim ne zaman gerçekleşecek?

Gemi, inşa aşamalarından en önemli kilometre taşlarından birisini tamamlayarak 19 Ağustos 2016 tarihinde denize indirildi ve şu anda havuzda donatım faaliyetlerine devam ediliyor. Saç kesimi ile denize inmesi arasındaki süre 33 ay civarında oldu. Bu süre, biraz da geminin proje kapsamında Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda ilk dizayn olmasından kaynaklanıyor. Diğer taraftan, askeri gemilerin sivil gemilerden en önemli farkı, üzerindeki kapsamlı savaş sistemleri donanımı ve inşanın ardından uzun zaman alan liman ve seyir tecrübeleri. Bir fırkateynde liman ve seyir tecrübeleri için bu süre en az 6-8 ay civarında. Denizde ikmal gemisinin donatım faaliyetleri tamamlandıktan sonra liman ve seyir tecrübeleri icra edilecek ve geminin teslimi 2017’nin yaz aylarında olacak.

 

Geminin mühendislik ve dizayn safhası burada gerçekleştirildi, parçalar burada imal ettirilip gönderildi. İnşa ise Pakistan’da yapıldı. Şartlar nasıldı? Buradaki tersanelerden farkı neydi oradaki tersanenin?

Gemi inşası bakımından Karaçi Tersanesi, bizim Tuzla bölgesindeki tersanelerimizden çok farklı değil. Yani çok üstün bir tersane olmamakla beraber zayıf bir tersane de değil. Ancak, bizdeki gibi gelişmiş bir yan sanayileri yok. Bu husus gemiyi zamanında inşa etme adına çok çok önemli bir faktör. Tamamen bizim tarafımızdan gönderilen dizayn ve malzeme paketi ile şu ana kadar geminin ilk saç kesiminden kızağa konmasına, denize indirilmesine kadar her şey plan tarihine göre gerçekleştirildi. 4000 kilometre mesafedeki bir tersanede bunu başardık. Bu proje, bittiğinde Türkiye’nin sesini duyuracak bir faaliyet olacak.

 

Dünyada bu yolu izleyen projeler var mı?

Bizim önceki yıllarda askeri gemi projelerimiz benzer model ile gerçekleştirilmiştir. Uzun yıllar Almanya’nın “know how” ve malzemesiyle gemi inşa ettik. Ulaşmış olduğumuz seviye itibariyle şimdi biz diyoruz ki; bunu biz de en az batılı ülkeler kadar iyi yaparız. Biz, Pakistan Denizde İkmal Tankeri projemizi Çin’le rekabet ederek aldık. Bütçesel olarak onlardan biraz daha yüksek kalmamıza rağmen bizim sunduğumuz standartlar tercih edilmemizin nedeni oldu. Denizaltı modernizasyonunda da Fransızlarla rekabet ettik ve projeyi aldık. Samimi olarak söylemek gerekirse biz, uluslararası pazarda tanınan ve güvenilen bir oyuncu olmaya çalışıyoruz.

 

Projenin gelecek açısından Türkiye için nasıl bir etkisi olacak?

Pakistan Deniz Kuvvetleri eğitimli, üstün yetenekli personel kadrosuna sahip, kanaatkâr bütçelerle iyi çözümler üreten, harekat ihtiyaçlarını karşılayabilecek modern teçhizata sahip olmaya çalışan bir donanma. Birçok Körfez ülkesi personelini eğitim maksadıyla Pakistan’a gönderiyor. Bu pencereden bakıldığında Pakistan için tamamlanacak başarılı her proje bölge ülkeleri için çok iyi bir referans oluşturacak ve Türk askeri gemi inşa sanayimizin yurt dışına açılmasına büyük katkı sağlayacak.

 

 

Somutlaşan yeni projeler var mı?

Dost ve kardeş ülke Pakistan ile Türkiye arasında askeri gemi inşaası konusunda bir ilk olan Denizde İkmal Tankeri Projesi, savunma ve gemi inşa sanayi alanında önemli, örnek ve özgün bir işbirliği projesi oldu. Pakistan Devleti ve Deniz Kuvvetleri nezdinde sağladığımız güven sayesinde yakın gelecekte benzer müşterek savunma projelerinin gerçekleşmesine öncülük edeceğini değerlendiriyoruz.

Bu bağlamda Pakistan bahriyesinin Fransız yapımı Agosta sınıfı denizaltısının yarı ömür modernizasyonu için bir anlaşma sağlandı. STM ile Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı arasında imzalanan sözleşme tarafımızdan icra edilecek. Proje kapsamında büyük ölçüde yerli sanayi kullanılacak. Bu proje dünya denizaltı pazarında tanınan bir firma olmamızı sağlayacaktır. Ayrıca Pakistan dışında da denizaltı modernizasyonu konusunda iş geliştirme faaliyetlerimiz devam ediyor.

 

 

Bu proje Türkiye’de yan sanayi için de önemli bir tecrübe oldu. Kimlerle çalıştınız?

STM’nin özellikle MİLGEM projesinde elde ettiği sanayileşme tecrübesi sayesinde elde ettiği askeri gemi inşa ve savunma sektörünü yönlendirebilme yeteneği projeye önemli ölçüde Türk firmasının katılımı sağlandı.

Savunma sektöründe tek kalemde en yüksek ihracat bedeli olma özelliğine sahip olan Denizde İkmal Gemisi Projesi’nde özellikle MİLGEM Projesi ile askeri gemi malzemeleri ve standartları konusunda bilgi sahibi olan Türk savunma sektörü firmalarının özgün ürünlerinin kullanılmasına imkan sağlanıyor. Büyük, küçük ilgili firmalarımızın yurt dışına açılmasında STM bir köprü görevi görüyor. Ana tahrik sisteminin kompanentlerini ayrı ayrı tedarik ederek, risk almak suretiyle entegrasyonunu biz sağladık. Böylelikle hem maliyetin düşürülmesi hem de yerli sanayinin projeye katılımının artırılması sağlandı.

Pakistan Denizde İkmal Gemisi projesinde; Türkiye’den yaklaşık 20 firmaya projede görev vererek proje bütçesinin önemli bir kısmı için ihracat yapılmasına olanak verildi. Örnek olarak; STM tarafından; ASELSAN’ın 25 mm topunun (STOP Remote Controlled Stabilized Naval Gun System) ve Muhabere Anahtarlama Sistemi’nin (Communication Switching System) projede kullanılması Pakistan Deniz Kuvvetleri’ne teklif edilmiş ve desteklenmiş, kabul edilmesi neticesinde, ASELSAN’ın da STM’nin alt yüklenicisi olarak projeye dahil olması sağlanmıştır. Türkiye’de üretilen bahse konu askeri teknolojinin ana platform olan Denizde İkmal Gemisi’nde kullanılmasının önü böylece açıldı. PNFT Havuz deneyleri de İTÜ'de gerçekleştirildi.

Bu sayede Türk savunma sektörü ile gemi inşa sanayisinin özgün ürünlerinin kullanılmasına imkan sağlandı ve Türkiye’de sanayileşmeye büyük katkı yapıldı.

 

Türkiye’de yan sanayinin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Samimiyetle söylemek gerekirse; yan sanayi firmalarımız gerçekten çok gayretli, çok fedakâr çalışıyorlar. Bu sahadaki gelişmede onların payı çok büyük. Risk alarak, askeri standartlarda üretim yapmayı başarıyorlar. MİLGEM Projesi bu anlamda çok önemli bir mihenk taşı oldu. Yan sanayi ancak risk alırsanız gelişebilir. MİLGEM’de bu başlatıldı, bu projede de devam ettirildi. Yan sanayinin daha da gelişmesi gerek. Bunun için de kendilerine zaman verilmesi gerekir.

Pakistan Denizde İkmal Tankeri Projesi ile sadece STM’nin değil, Türkiye’nin askeri gemi tasarım ve mühendisliği ile gemi inşa yan sanayinde istihdam sürekliliğinin sağlanacağını, ulusal bilgi seviyesinin gelişeceğini, gemi inşa yan sanayi ürünlerinin ihracına imkan verileceğini ve uluslararası pazarlara açılım yönünde önemli kazanımlar sağlanacağını değerlendiriyoruz. Mühendislik ve kalifiye iş gücü kullanımını gerektiren bu projenin, savunma ve gemi inşa sanayi alanında önemli, örnek ve özgün bir işbirliği projesi olduğu ve yakın gelecekte benzer müşterek savunma projelerinin gerçekleşmesine öncülük edeceği görüşündeyiz.